Haber: Hilal ACAR - Kamera: Ladin DEĞER
(ANKARA) - Eğitim- Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, "Göreve geldiğiniz günden bu yana eğitimin asıl sorunlarına sırtınızı döndünüz. Bugün bir öğretmen okulunda can veriyorsa, bir öğrenci sınıfında vuruluyorsa bunun siyasi ve ahlaki sorumlusu sizsiniz! Bakanı'nı korumayı, toplumun geleceğini korumaya tercih eden bu iktidar anlayışı iflas etmiştir" dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı önünde "Yaşam Nöbeti'ni sürdüren Eğitim-Sen, Halkevleri ve KESK ile Yüksel Caddesi'nde buluşarak, Milli Eğitim Bakanlığı önüne yürüdü. Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapılan açıklamaya, eski CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ve DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün de destek verdi.
"Okullarda şiddete hayır" pankartı ardında yürüyen sendikalılar, "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek", "Eğitim düşmanı Yusuf Tekin istifa", "Genel grev genel direniş", "Yusuf Tekin istifa", "Eğitimde şiddet politiktir" ve "Çocukların katili saray düzeni" şeklinde slogan attı. Yürüyüşte, "Tuvalette sabunu boşver sadece yaşamak istiyoruz", "Dindar ve kindar dediniz bizi rezil ettiniz", "Yusuf hiç Tekin değilsin", "Okullar hiç Tekin değil" ve "Etkinliğe boğdun eğitimi unuttun" yazılı dövizler taşındı.
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak daha sonra burada bur konuşa yaptı. Irmak, şunları söyledi:
"Okulların kapısına polis dikmek, okulları kolluk gücüyle kuşatmak çözüm değildir"
"Şanlıurfa Siverek’te ve Kahramanmaraş’ta peş peşe yaşanan katliam gibi saldırılar, sabrımızı taşıran son damla olmuştur. Öğretmenimizi ve öğrencilerimizi toprağa verdik onlarca yaralımızı hastanelere kaldırdık. Acımız tarif edilemez, ancak öfkemiz acımızdan daha büyüktür! Okullarda yaşanan bu vahşeti sadece bir 'güvenlik zafiyeti' olarak geçiştiremezsiniz. Bu tablo, eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan, somut ve kanlı bir sonucudur. Şiddeti sıradanlaştıran, dilini yaygınlaştıran, toplumu kutuplaştıran siyasetiniz; bugün 14-16 yaşındaki çocuklardan soğukkanlı failler yaratmıştır. Gençleri geleceksizliğe, umutsuzluğa ve mafyatik ilişkilere mahkûm eden bu düzen, okullarımızı birer şiddet mekânına çevirmiştir. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Okulların kapısına polis dikmek, okulları kolluk gücüyle kuşatmak çözüm değildir. Eğitim kurumlarını birer hapishaneye çevirerek şiddeti önleyemezsiniz. Çözüm; liyakat yerine sadakati esas alan idari yapıyı dağıtmaktır. Çözüm, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını yeniden ayağa kaldırmaktır. Çözüm; ÇEDES ve MESEM gibi projelerle eğitimi tarikatlara, cemaatlere ve sermayeye peşkeş çekmekten vazgeçmektir. Çözüm; laik, bilimsel, kamusal anadilinde, cinsiyet eşitlikçi eğitimi inşa etmektir.
"Yusuf Tekin, o koltuğu terk etmelidir"
Göreve geldiğiniz günden bu yana eğitimin asıl sorunlarına sırtınızı döndünüz. Öğretmenlerin onurunu zedeleyen açıklamalar yaptınız, okulları ideolojik birer laboratuvara çevirdiniz. Bugün bir öğretmen okulunda can veriyorsa, bir öğrenci sınıfında vuruluyorsa bunun siyasi ve ahlaki sorumlusu sizsiniz! Bakanını korumayı, toplumun geleceğini korumaya tercih eden bu iktidar anlayışı iflas etmiştir. Yusuf Tekin, derhal tüm toplumdan özür dilemeli ve o koltuğu terk etmelidir. İstifa bir hizmettir ve sizin halka borcunuzdur"
Velilere çağrı yapan Irmak, "Çocuklarınızın geleceği bizim de geleceğimizdir. Bu mücadele sadece bizim değil, hepimizindir. Gelin, bu karanlık iklimi birlikte dağıtalım" diye konuştu.
Koçak: "Bu halk çok iyi biliyor ki şiddeti üreten sizin yarattığınız yoksulluktur"
KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak da şöyle konuştu:
"Şiddet her gün her gün her yerde tekrar tekrar üretildi. Bu sistem ve en vahşi temsilcileri olan iktidar yıllardır yürüttüğü politikalarda şiddeti sağlıkla büyüttü ve yaygınlaştırdı. Şiddet yayılma özelliği ile sahip şirket kültürünü geliştirmek bugün artık çocuklarımızı okulda kaybettiğimiz düzeye geldi. Şiddet ortaokullarda, liselerde karşımıza çıktı fakat eğitime şiddet yıllardır girmiş. Fuhuş ceteleri, uyuşturucu ceteleri cerit atıyor ülkemizde üniversite kapılarında. İşin kötü tarafı, davaların altı oyuldukça içerisinden bürokrat, siyasetçi çıkıyor. Toplumsal çürüme bu ülkeye dayatılan rant politikaların bir sonucudur ve biz bundan kurtulmak istiyorsak hep birlikte bu kadar hayır diyelim. Onların ürettikleri şiddet ortamına teslim olmayacağız. Çocukları şimdi dijital oyunlar meselesi üzerinden sorumlu tutuyorlar. Dizilerden kaynaklandığını söylüyorlar. Şiddetin buralardan beslendiğini, kişiselleştiğini söylüyorlar. Bu halk çok iyi biliyor ki şiddeti üreten sizin yarattığınız yoksulluktur."
