(ANKARA) - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilin yöneticileriyle okul saldırılarına ilişkin toplantı yaptı. Okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varılan toplantıda, çocukların davranış dünyasında oluşabilecek risk işaretlerinin zamanında fark edilmesi için atılacak somut adımlar ele alındı. Toplantıda, ruhsatsız silah ve benzeri tehlike oluşturan unsurlara erişimin önlenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek süreçlerinin eş güdüm içinde yürütülmesi hususlarının karara bağlandığı belirtildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 il valisi ve il milli eğitim müdürleri, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanlıklarıyla video konferansla basın akapalı toplantı yaptı. Yaklaşık bir saat süren toplantısı sonrasında yazılı açıklama yapılırken; İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kahramanmaraş'a geçti.
Açıklamaya göre; toplantıda, okullardaki saldırılar tüm yönleriyle ele alınırken; okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamalar, risk alanları ve ilave tedbir ihtiyaçları ayrıntılı şekilde değerlendirildi.
Popüler kültür unsurlarının çocuklar üzerindeki etkileri de çok boyutlu biçimde ele alındı
Toplantıda öncelikle, Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da meydana gelen saldırıların oluş şekli, ilk müdahale süreci, kurumlar arası koordinasyon kapasitesi ve olay öncesine ilişkin risk işaretleri değerlendirildi. Bunun yanında, okulların iç ve dış güvenliği; giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergahları ve öğrencilerimizin yoğun bulunduğu alanlar bakımından yeniden gözden geçirildi. Toplantıda ayrıca, fiziki güvenlik tedbirlerini artırmanın yanında; çocukları ve gençleri şiddete sürükleyen veya şiddeti özendiren her alanın dikkatle ele alınması gerektiği hususunda ortak bir değerlendirme yapıldı. Bu kapsamda internet kullanımı, sosyal medya platformlarının etkisi, dijital mecralarda yayılan zararlı içerikler, sanal zorbalık, suçun ve suçlunun özendirilmesi, şiddeti sıradanlaştıran dizi, film ve benzeri popüler kültür unsurlarının çocuklar üzerindeki etkileri de çok boyutlu biçimde ele alındı.
Risk işaretlerinin zamanında fark edilmesi yönünde somut adımlar belirlendi
Toplantıda, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı. Toplantıa, çocukların davranış dünyasında oluşabilecek risk işaretlerinin zamanında fark edilmesi, aile-okul-kamu-sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi ve koruyucu-önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar da belirlendi. Öte yandan, ruhsatsız silah ve benzeri tehlike oluşturan unsurlara erişimin önlenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek süreçlerinin eş güdüm içinde yürütülmesi hususları da karara bağlandı.
Çok katmanlı eylem planı hazırlanacak
Toplantı sonunda; kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere çok katmanlı bir eylem planının hazırlanması, iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi, okul güvenliği uygulamalarının daha etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımı ile koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de kararlar alındı. Aynı zamanda her eğitim öğretim yılı başında valilerin koordinasyonunda gerçekleştirilen "Eğitim Öğretim Yılı Açılışı Güvenlik Tedbirleri" toplantılarında ele alınan konuların önemine dikkat çekilerek, söz konusu toplantılarda alınan tedbirlerin hassasiyetle takip edilmesi gerektiği vurgulandı.
Toplantıya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması, devletimizin en temel önceliklerindendir. Gayemiz, hiçbir anne babanın çocuğunu okula gönderirken endişe taşımamasıdır. Devletimiz, Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde tüm kurumlarıyla görev başındadır. Bu acı hadiseler üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin ortak vicdanını zedelemeye, teyitsiz bilgi yaymaya, suçu ve suçluyu öven bir dil oluşturmaya çalışanlara karşı da hukukun çizdiği çerçevede gerekli işlemler kararlılıkla sürdürülecektir. Dezenformasyonla mücadele ve doğru bilgilendirme, bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi olayla ilgili bazı asılsız iddiaları yalanladı; resmi makamlar da kamuoyunun yalnızca teyitli açıklamaları esas alması çağrısında bulundu. Aziz milletimiz müsterih olsun. Çocuklarımızın güvenliği için gereken her adım atılacak, hiçbir ihmal alanı karşılıksız bırakılmayacak, hiçbir risk unsuru göz ardı edilmeyecektir. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun."
