Haber: BERFİN BAYSAN - Kamera: AKIN KÜÇÜKKURT
(İZMİR) - KESK İzmir Şubeler Platformu, okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekmek için İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Platform Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık, " Daha kaç öğretmenimizin ve öğrencimizin hayatını kaybetmesi gerekiyor? Bakan Yusuf Tekin istifa ederek sorumluluğunun gereğini yerine getirmelidir" dedi. Eyleme destek veren CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, “Yazıktır gerçekten, bu insanlara yazık, çocuklara yazık. Okullarda yaşanan sorunlar herkesi ilgilendiriyor. Ya siz milyonlarca insana dönüp de bir açıklama bile yapamayacaksanız eğer siyaset, milletvekilleri, bakanlıklar, Cumhurbaşkanlığı niye var Allah aşkına" diye tepki gösterdi.
İzmir’de KESK’e bağlı sendikalar, okullarda artan silahlı saldırılara tepki göstermek amacıyla YKM önünde toplanarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Eyleme CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen de katılarak destek verdi.
"Bakanlar sosyal medyada kendi PR'ını yapıyor"
Saldırılarda hayatını kaybeden öğrencilerin ailelerine başsağlığı, yaralılara ise acil şifa dileğinde bulunan Gökçen, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Gerçekten çok üzgünüz ve çok öfkeliyiz. Bunun olacağı belliydi. Yani güvenlik problemlerinin olduğu söyleniyordu. Bağırarak geliyordu. Sadece güvenlik problemleri değil, bakın. Hijyen problemleri, öğrencilerin açlığı. Bunlar bir an önce çözülmesi gereken meseleler demiştik. Güvenlik işin sadece bir boyutu ama güvenlik sorunları, şiddet, okumadaki şiddet sarmalının geldiği nokta. Bütün bunlara rağmen, bu yaşananlara rağmen insan canının kıymetinin azalmış olması, hiçbir sorumlu olmaması, hiçbir kazada, hiçbir cinayette, hiçbir ihmalde ya bir tane siyasi sorumlunun bile olmaması bizi maalesef bu duruma getirdi. İfade etmek mümkün değil gerçekten öfkemizi çünkü düşünün ki bir bakan ya da bakanlar beraber gidiyorlar, sırıtarak pozlar veriyorlar, ‘geçmiş olsun’, ‘Allah rahmet eylesin’, ertesi gün hayatına devam. Devamında gidiyor, sosyal medyada kendi PR çalışması yaptırıyor, milletin bakanına insanlar istifa etmesinler diye. Yani ilk düşündükleri şey böyle bir durumda bu. Yazıktır gerçekten, bu insanlara yazık, çocuklara yazık. Okullarda yaşanan sorunlar herkesi ilgilendiriyor, milyonlarca insanı ilgilendiriyor.
"Bütün bu şiddet politik, çünkü bütün bunlar göz göre göre geldi"
Ya siz milyonlarca insana dönüp de bir açıklama bile yapamayacaksanız, eğer bir tedbir alıyoruz diye, göstermelik bile olsa bir şey deniyor gibi kendinizi göstermeye çalışmayacaksanız eğer, ya siyaset niye var? Makamlar niye var? Milletvekillikleri, bakanlıklar, cumhurbaşkanlığı niye var Allah aşkına ya? Yani okulları biz koruyamayacaksak, okullardaki çocukları koruyamayacaksak... Yani bütün bu şiddet politik, çünkü bütün bunlar göz göre göre geliyorken, Bakan sabah akşam tarikat ve cemaatlerle okulların anlaşma yaptırıp, MEB'le anlaşmalar yaptırıp okullarda tarikat ve cemaatleri yuvalandırmak için çalıştı. Sürekli insanları hedef aldı. Şeriata karşı laiklik diyen, yani Anayasa'nın ikinci maddesini hatırlatan insanlara dava açmakla uğraştı. LGBT tartışmaları açmakla, polemik yaratmakla uğraştı. Din eğitimiyle ilgili sürekli söylemlerini sürdürdü. Konumuzla ilgili, bu sorunun kendisiyle ilgili bir şey yapmak yerine uğraştığı şeylere bakın. Bir tane sorun, ne istiyor insanlar ya? Veliler, anneler, babalar. ‘Bugün çocuğumu okula götürdüm, morgdan aldım’ diyor insanlar. Bunun ağırlığını fark edemeyecekse bir insan, ne siyaset yapsın ne de başkalarının yüzüne baksın.”
"16 ve 17 Nisan tarihlerinde iş bırakıyoruz"
KESK İzmir Şubeler Platformu adına yapılan açıklamada, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların eğitim camiasında derin bir travma yarattığı vurgulandı.
KESK İzmir Şubeler Platformu adına basın açıklamasını okuyan Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık, Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen silahlı saldırıda 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 13 kişinin yaralandığını hatırlatarak yaşananların kabul edilemez olduğunu söyledi. Çalık, “En güvenli yerler olması gereken okullarımızda peş peşe yaşanan silahlı saldırılarda, öğrenci ve öğretmenlerin hayatlarını kaybetmesi ve yaralanması nedeniyle üzgünüz, endişeliyiz, öfkeliyiz. KESK’e bağlı sendikalarımızın okullarda yaşanan şiddete dikkat çekmek ve sorumluluğu olanların hesap vermeye çağırmak için aldığı karar doğrultusunda, 16 ve 17 Nisan tarihlerinde iş bırakıyoruz” dedi.
"Bakan Yusuf Tekin istifa ederek sorumluluğunun gereğini yerine getirmelidir"
“Öğretmenler, öğrenciler, veliler olarak giderek toplumumuzu esir alan bu şiddet dalgasının önlenmesi doğrultusunda somut adımlar atıldığını göremiyoruz ve bu nedenle üzüntümüz, endişemiz, öfkemiz daha da artıyor” diyen Çalık, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Yaşadığımız bu saldırılar, bu katliamlar toplumsal çürümenin ürettiği sonuçlardır. Milli Eğitim Bakanı’nın çocuğu güvenli, temiz özel okullarda okurken, yüz binlerce çocuk bir öğün yemeğe muhtaç, temiz içme suyu bulamadan, temizlik ve güvenlik görevlisi bulunmayan derme çatma okullarda kaderine terk edildiği sürece sonuç değişmeyecektir. Çeteler, internet ortamında organize olurken, siyasetçilerle çıkar ilişkilerini ifşa ederlerken gözlerini kapatıp, gerçeği açığa çıkarma peşindeki gazetecileri tutuklayarak, hak arama mücadelesi veren sendikacıları tutuklayarak, muhalif bir mesaj paylaştığı gerekçesiyle sabahın köründe ev baskınlarıyla muhalif avına çıkarak bu sonuç değişmeyecektir! Milyonlarca genç, ülkesinden umudunu kesmiş bir şekilde sınır kapılarını nasıl aşacağını hayal ettiği sürece, geleceğini bir başka ülkede yaşama hayaline havale ettiği sürece sonuç değişmeyecektir. Köylüler, ülkenin dört bir yanında topraklarını, ağacını, suyunu devletin kolluk güçlerinin koruması altında bulunan şirketlere karşı savunmak zorunda kaldığı sürece sonuç değişmeyecektir.
Yokluk, yoksulluk katlanılamaz boyutlara ulaşmış; sorumlusu yok. İşsizlik, güvencesizlik üst boyutlarda; sorumlusu yok. Dün Bornova’da başıboş palalı saldırganlar gündüz ortasında ellerinde kesici aletlerle, demir çubuklarla öğrencileri yaralıyor; sorumlusu yok. Okullarımızda, Milli Eğitim Bakanlığının protokol yaptığı ve adları bazı suç soruşturmalarına konu olmuş dernekler faaliyetler yürütüyor; sorumlusu yok. Ve okullarımızda yaşanan saldırılarda öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ölüyor, yaralanıyor; sorumlusu yok. Bütün bu olaylar olurken, tarikat savunuculuğu yapmaktan başka bir marifeti olmayan, öğretmenleri ücretli, kadrolu, düz öğretmen, başöğretmen diye ayrıştıran, eğitim ortamlarını kamplaştıran, kutuplaştıran, öğretmenleri ücretli köle haline getirerek, mesleki saygınlığımızı yok eden Yusuf Tekin’in bakanlıktan af edilmesi için daha ne olması gerekiyor? Daha kaç saldırı yaşamamız gerekiyor? Daha kaç öğretmenimizin ve öğrencimizin hayatını kaybetmesi gerekiyor? Bakan Yusuf Tekin istifa ederek sorumluluğunun gereğini yerine getirmelidir.”
Yapılan açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.