(TBMM) - CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Açıklıkla söylemeliyim ki Yusuf Tekin AKP'nin gördüğü ve Türkiye'ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı'dır. Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez. Yusuf Tekin'in rektörlüğünün, profesörlüğünün hülleli olduğunu, karma eğitime karşı olduğunu, kendisinin MESEM'le çocuk işçiliğini ve iş cinayetlerini büyüten bir bakan olduğunu, tarikatları okula sokan kişi olduğunu bütün aklının fikrinin cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Mustafa Kemal'le mücadele etmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bakan sorumludur, istifa etmelidir. Bu bakan hiçbir önlem almaması nedeniyle birinci dereceden sorumludur" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta gerçekleşen okul saldırılarına ilişkin şunları söyledi:
"Kanun teklifi, araştırma önergesi veriyoruz ama iktidar partisinden çıt yok"
"Siverek'teki olay bir gün önce gerçekleşmişti buradan konuşmuştuk, ilgililerin ciddiyetsizliğini söylemiştik. Bu suçu işleyen kişinin daha önceden paylaşım yaptığını ama dikkate alınmadığını, ciddiyetle takip edilseydi bunun bir erken sinyal olduğu görülseydi tedbirlerin rahatlıkla alınabileceğini, belki Siverek'teki olay önlenseydi Maraş'taki bu facianın hiç gerçekleşmeyeceğini öngörebiliriz. Devlet yönetimi ciddiyet ister. Siverek'te bir gün önce gerçekleşen saldırıda görevini yapmayanlar, hafife alanlar, tepki gösteren öğretmenleri dinlemek yerine onlara gaz sıkan kolluk güçlerine emir vermek yerine anlaşılsaydı belki de bunca acı yaşanmayacaktı. Daha bir ay önce Fatma Nur öğretmenimizi eğitim şehidi olarak kaybettik. Okullarımız giderek bir şiddet yuvası olmaya başlamış durumda. Çok katmanlı, çok yönlü bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu, bu sorunun giderek büyüyeceğini, acile önlem almamız gerektiğini, bu sorunun nedenlerinden başlayarak çözüm yollarına ciddiyetle ulaşmamız gerektiğini söylüyoruz.
Dizilerin, dijital içeriklerin, çocuklarımızın maruz bırakıldığı oyunların her birinin gözden geçirilmesi şart. Bu meselenin bir tane çözümü, bir sihirli değneği yok. Ama çok önemli, devletin mutlaka yapmış olması gereken birinci vazife okullardaki güvenlik önleminin alınması. Şimdiye kadar her olay gerçekleştiğinde biz soruyoruz, anlatıyoruz, gelin konuşalım diyoruz. Kanun teklifi, araştırma önergesi veriyoruz ama iktidar partisinden çıt yok. Onlara baksanız her şey yolunda. Kanun tekliflerimizin, araştırma önergelerimizin hiçbiri kabul edilmedi. Soru önergelerimize zaman zaman cevap veriyorlar, cevapların da çoğu saçma sapan."
"Çocuklarımız niye önemsiz bunun cevabını verin"
Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülürken 20 Kasım 2025 tarihinde bir kanun teklifi verdiklerini belirten Emir, "Biz bu teklife diyoruz ki okullara güvenlik elemanı alın, temizlik görevlisi, okul sağlığı hemşiresi alın. Bunlar çok önemli. 75 bin hemşire, 100 bin temizlik görevlisi ve 65 bin güvenlik görevlisi aldığınızda bunun bütçeye toplam maliyeti 224 milyar lira. Bu para bütçenin yüzde 2,5'i. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin dörtte birinden az. Bir aylık faiz giderinden az. Bu ülke, bu faizci iktidar her ay 300 milyar liranın üzerinde faiz ödeyen bir iktidardır. Bunlar için 'paramız yok' diyeler ayda 300 milyar lira faiz ödeyenlerdir. Cumhurbaşkanı bir yere gitse on binlerce polis takip ediyor. Çocuklarımız niye önemsiz bunun cevabını verin. Bazılarının gözyaşı dökmeye hakkı yok" dedi.
Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu şiddeti körükleyen faktörlerin en başında şiddet kültürünün yerleşmesi geliyor. Bu şiddet dizilerde övülüyor. RTÜK ne yapıyor, muhalifleri takip ediyor. Sabahtan akaşama kadar ahlaka aykırı, şiddeti öven her türlü program, dizi yayınlanır. Bari TRT'de yapmayın. Saldırının olduğu saatlerde şiddet içerikli TRT dizilerinin reklamını yapıyorlardı. Acının siyaseti olmaz ama acıyı niye çektiğimizin siyaseti olur. Biz bu acılara neden maruz kalıyoruz? Okullarımız niye güvensiz? Niye kamu kaynaklarımızı okulların güvenliği için harcayacağınıza onun binlerce katını faizcilere peşkeş çekiyorsunuz diye sormayacak mıyız? Biz bunun için siyaset yapıyoruz. Siz ne için siyaset yapıyorsunuz; gemicikler için mi, zenginleşmek için mi, zengin ettiğiniz yandaşlarınız için mi yoksa yavrularımız için mi?
"Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez"
Açıklıkla söylemeliyim ki Yusuf Tekin AKP'nin gördüğü ve Türkiye'ye tanıttığı en kötü Milli Eğitim Bakanı'dır. Aslında muhtemeldir ki o bizim eleştirilerimizden mutlu oluyor çünkü cumhurbaşkanının şöyle bir huyu olduğunu biliyoruz; bir bakana ne kadar yüklenirsek o kadar yeri pekişiyor. Ama Cumhurbaşkanı'nın artık anlaması lazım. Bu bakanla Milli Eğitim yönetilemez. Yusuf Tekin'in rektörlüğünün, profesörlüğünün hülleli olduğunu, karma eğitime karşı olduğunu, kendisinin MESEM'le çocuk işçiliğini ve iş cinayetlerini büyüten bir bakan olduğunu, tarikatları okula sokan kişi olduğunu bütün aklının fikrinin cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Mustafa Kemal'le mücadele etmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bakan sorumludur, istifa etmelidir. Bu bakan hiçbir önlem almaması nedeniyle birinci dereceden sorumludur. 2026'nın ilk dört ayında sadece okullarımızda 14 şiddet olayı olmuş. 2023'ten sonra 6 öğretmenimiz, 10 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz okul sınırları içinde öldürülmüş."
"Okullarımız şiddete teslim olmuş, çocuklarımız aç"
Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü ile Alanya'da çocuğa yönelik istismar eyleminde bulunduğu iddia edilen kişinin birlikte çekilmiş fotoğrafını gösteren Emir, "Urfa Milli Eğitim Müdürü böyle olunca Siverek'te bir şey oluyor ve bir şey yapmıyorsun. Ona bir şey yapmayınca Maraş'ta bir şey oluyor. Meselenin özü bu. Bakanlıkta yükselmenin adresi aynen FETÖ benzeri olduğu gibi Cihannüma Vakfına üye olmak" dedi.
Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 23 Nisan kıyafet genelgesini gösteren Emir, "'23 Nisan'da açık veya aşırı olarak nitelendirebilecek kıyafetler istemiyorum' diyor. Senin 5-10 yaşındaki kız çocuklarının etek boyuyla, kıyafetiyle ne işin var? Okullarımız şiddete teslim olmuş, kapısında güvenlik görevlisi yok, kirli, çocuklarımız aç. Bunlarla uğraşacağı yerde çocukların etek boyuyla uğraşıyor. Bu akılla, bu çağ dışı kafayla mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Murat Emir, okulların güvenliği ile ilgili 63 soru önergesi, 10 kanun teklifi, 26 araştırma önergesi verdiklerini hepsinin de iktidar tarafından reddedildiğini belirtti.
